Arama

Mehmet Akif Ersoy'un gençlik üzerine düşünceleri

Yetişkinlik ve çocukluk arasında geçiş dönemi olan ergenlik, zorlu bir süreci devamında getirir. Hayatın anlamını sorgulamak, yaşamın nasıl devam edeceğini belirlemek için kritik olan bu süreçte tek söz çocuğa ait olsa da yolunu belirlemek için bir öncüye ihtiyaç vardır. Şiirleri ve sanatıyla olduğu kadar hayatı, değerleri ve mücadelesiyle de müstesna bir kişiliğe sahip olan Mehmet Akif, fikir adamı yönüyle bu konuya dikkat çeker. Mehmet Akif Ersoy'un günümüz gençlerinin de yolunu aydınlatacak düşüncelerini sizler için derledik…

İnsan Allah katında meleklerden bile daha yüce bir mevkiye sahiptir ve o, Allah'ın emanetini teklif ettiği varlıktır. İnsana yüklenen emanet, Allah'ın verdiği düşünce, akıl ve irade kuvvetlerine göre Allah'ın halifeliğini yapmaktır. Öyleyse insan, yaratılış gayesini ve sahip olduğu yüksek mevkii düşünmeli ve hayatını kendisine veren akıl, düşünce ve irade kabiliyetini kullanarak düzenlemelidir.

Mehmet Akif Ersoy’un gençlik üzerine düşünceleri

Mehmet Akif, "İnsan" manzumesinde insanın kıymetini, kudretini anlattıktan sonra şiiri şu soruyla bitirir:

"Nasıl olmak gerektir şimdi ef'âlin ki hem-pâyen
Behâhim olmasın, kadrin melâikten muazzezken?"

"Ey insan! Kıymetin meleklerden yücedir. Öyleyse yapacağın işler nasıl olmalıdır ki hayvanlarla aynı seviyeye düşmeyesin." Bu soru aslında herkesin öz eleştirisini yaparken kendisine sorması gereken bir sorudur. "Yapacağım işler nasıl olmalıdır ki doğuştan sahip olduğum üstünlüğe layık olabileyim?" Akif'te bu sorunun cevabını bulmak mümkündür. Bir şiirinde hayatta izlenmesi gereken yolu şu şekilde işaret eder:

"Mazideki hicranları susturmaya başla.
Evladına sağlam bir emel mâyesi aşla.
Allah'a dayan, sâ'ye sarıl, hikmete râm ol.
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol."

Ebeveynlerin önceliği, evlatlarına sağlam bir amaç aşılamak olmalıdır. Çünkü emelsiz ve ümitsiz yaşama nesilleri uyuşturur. Akif'e göre gençliğin ruhu her şeyden önce bir gaye için yanıp tutuşacaktır. Akif, bir arkadaşına yazdığı mektupta, "Gaye uğruna çalışmak, didinmek ve nihayet ölmek! Ah ne güzel meşgale, o ne hoş eğlence, o ne mesut son imiş. Ben şimdi onu adamakıllı hissediyorum." der.

  • 10
  • 27

Bütün hayatı boyunca hem dünya hem de ahiret için hayırlı bir iş yapma düşüncesiyle yaşamış büyük bir insan olan Akif'e göre, gaye tespit edildikten sonra yapılacak şey, Allah'a dayanıp güvenerek çalışmak; bilgiye, doğruya güzelliğe boyun eğmektir. Tek kurtuluş yolu budur.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN