Ters Etki Yasası'na dair bilmeniz gerekenler
Psikoloji disiplini; sosyal, biyolojik ve daha pek çok teorik uygulamaları kapsayan çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Ruh bilimi olarak da geçen bu çalışma alanında "Ters Etki Yasası" adı verilen bir kuram vardır. Bu yasa daha çok hayal gücümüzü ve bilinçaltımızı etkiler. Peki, nedir kuram? Bize ne anlatır? İşte, Ters Etki Yasası'na dair bilmeniz gerekenler...
🔸 Günlük yaşantımızda pek çok olay ile karşılaşıyoruz. Bunlar iyi veya kötü olayla olabilmekte. Hayatın olağan akışı içinde her şey mümkün. Özellikle huzurlu bir yaşam sürmek adına hep iyi düşüncelere izin veririz zihnimizde.
🔸 Ancak iyi düşünmek, her zaman iyi olaylara şahit olacağımız anlamına gelmez. Bazen deriz ya "korktuğum başıma geldi" işte bu "Ters Çaba Yasa Kuralı" dır.
🔸 Diğer bir adıyla Ters Etki Yasası, bir problem esnasında ortaya çıkar. Kaçınmayı çok istediğiniz bir şeyden kaçınmaya çalıştıkça, kaçındığınız her neyse daha da güçlenir.
🔸 Bu duruma en net ve açıklayıcı olarak "kaçan uykularımızı" örnek gösterebiliriz. Çünkü siz uyumak için çabaladıkça beyin daha çok düşünce üreti ve uyuyamazsınız.
🔸 Bu yasaya başka örnekler verelim. Denize girdiniz, bir tehlike fark ettiniz ve hızlı hızlı yüzmeye başladınız. Ama maalesef hiçbir ilerleme kaydedemez hatta belki de dibe batarsınız.
🔸 Ya da bir topluluk karşısında konuşma yapacaksınız ama çok heyecanlandınız. Bunu belli etmemeye çalışmak isteyebilirsiniz Ama maalesef heyecanlanmanız kaçınılmaz olur. Çünkü beynimiz bir şeyleri sürekli olarak size kanıtlamaya çalışır.
🔸 "Evet, sen heyecanlandın bunu kabul et" der. Kişi karşılaştığı problem hakkında sürekli düşünürse, onu bir o kadar kendine çeker. Kısaca bir durumundan kurtulmak için ne kadar çabalarsan istemediğin olayın içinde bulursun kendini.
🔸 Aslında bu birazda zihnimizi yanlış yönlendirmemiz ile alakalı. Zihninizi; bu niye böyle? Şimdi bu bir sıkıntı teşkil edecek, yine olmadı gibi olumsuz sorularla doldurursanız yalnızca probleme odaklanırsınız, çözüme değil.
🔸 Beyin, tüm gerçekliğiyle oldukça canlı bir parçamızdır. Ona tedirginliğimizi, olumsuzluğumuzu ve kötü düşüncelerimizi göndermek yerine, daha yapıcı fikirler yollamalıyız.
🔸 Tabii bu, daha çok çözüm odaklı ve olumlu düşünceler olmalı. Örneğin "Sınavım kötü geçecek" diye düşünüyorsun ama bunu söylerken aslında iyi geçmesini umuyorsun. Bu düşünce ve söylem yerine, "sınavıma çalıştım iyi geçecek" diyebilmelisin.