Çanakkale'den Gazze'ye uzanan bir kahramanlık hikayesi
Çanakkale Savaşları milletimizin göğsünde söndürdüğü büyük bir olay, tarih sayfalarında açılan bir kahramanlık kapısıydı. Binlerce vatan evladı, mabedinin göğsüne namahrem eli değmesin diye toprağa düşmüştü. Bu kahramanlıklardan birisi de araç lastikleri için bir gecede "100 Kaime" yazan Mehmet Muzaffer Bey'e aitti. İşte Çanakkale'den Gazze'ye uzanan bir kahramanlık hikayesi...
📍 İngilizlerin Ruslara yardım götürmek ve Osmanlı Devleti'ni saf dışı bırakmak için başlattıkları Çanakkale Savaşları milletimizin göğsünde söndürdüğü büyük bir olay, tarih sayfalarında açılan bir kahramanlık kapısıydı.
📍 Öyle ki aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen Çanakkale Harbi ile ilgili hatıralar hem biz de hem de düşman saflarında hala taze.
📍 Her sene Avustralya ve Yeni Zelandalıların dedelerinin kabirlerini ziyaret etmek için binlerce kilometre aşarak Çanakkale'ye gelmeleri de meseleye uluslararası bir boyut kazandırıyor.
📍 Çanakkale Harbi sadece maddi bir kazanımı değil Anadolu'da 1071 senesinden beri yetişen Müslümanlık itikadını da bertaraf etmeye yönelik büyük çaplı bir saldırıydı.
📍 Yazıcızadelerin şehri, bütün ümmetin salahiyeti için büyük bir sınav vermişti. Bu vesileyle savaş içinde pek çok önemli olay yaşandı, bazı isimler hafızalarımıza bazı isimler de gönüllerimize kazandı. Geriye dönüp bakıldığında bütün bir gönül coğrafyamızın günümüzde Çanakkale'de inzivada olduğunu görmekteyiz.
📍 Çanakkale Savaşları'nın en kritik anlarından birinde Asteğmen Mehmet Muzaffer Bey, Osmanlı ordusundaki cephane sevki için kullanılan araçların lastiklerini temin etmek için İstanbul'a geldi.
📍 Uzun bir arayış sonunda ihtiyaç duyulan lastikleri Karaköy'de bulunan bir Yahudi tüccarda buldu. Osmanlı'nın son döneminde otomotiv ve kamyon gibi araçlar çok az bulunduğundan yan ürünleri nadir bulunan parçalardı. Bundan dolayı lastik fiyatları çok pahalıydı.
📍 Mehmet Muzaffer Bey, lastikler için gerekli ödeneği almak üzere Erkan-ı Harbiye'ye giderek ilgili amir olan yarbaya durumu iletti.
Erkan-ı Harbiye nedir?
1880 - 1922 yılları arasında Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı'nı ifade eden kurum.
📍 Kamyon lastiği alınacağını duyan yarbayın cevabı, "Bak oğlum! Ben askerin ayağına postal, yırtına kaput alacak para bulamıyorum, sen lastikten bahsediyorsun. Git, insanı günaha sokma." olmuştu.
📍 Bu cevap üzerine ne yapması gerektiğini düşünen Mehmet Muzaffer, Karaköy'deki tüccara giderek gerekli paranın sabah teslim edileceğini, lastikleri yetiştirmek için erkenden alması gerektiğini söyledi.
📍 Ekonomik zorluklardan dolayı Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı başlangıcından itibaren "Evrak-ı Nakdiye" adı verilen ve karşılığının savaş sonucunda altın olarak ödeneceği bir sistem geliştirmişti.