Mekke’nin fethi ne zaman? Mekke'nin fethi kısaca…
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Hudeybiye Antlaşması'nın müşriklerce bozulması nedeniyle Mekke'yi fethetmek üzere 10 bin kişilik bir ordu ile yola çıktı. Müslümanların zaferiyle sonuçlanan Mekke'nin fethi, tarihe "fethu'l-fütûh" olarak geçti. Buradaki fetih, düşman elindeki bir şehrin alınmasından ziyade Mescid-i Haram'ın kontrolü ve Kâbe'nin fethi anlamına da geliyor; aynı zamanda kalplerin Allah'ın dinine, İslam kapısının bütün insanlığa açılışını da ifade ediyordu. Bu sebeple Mekke'nin fethedilmesi İslam fetihlerinin başlangıcı kabul edildi. Peki, Mekke'nin fethi ne zaman? Mekke'nin fethi kısaca…
İslam ordusunun büyüklüğü karşısında paniğe kapılan Kureyşliler Ebû Süfyân'ı Resûl-i Ekrem'e gönderdiler. Ebû Süfyân başkanlığında Hz. Peygamber'in karargâhına giden heyet üyeleri İslam'ı kabul etmiş olarak Mekke'ye döndüler.
Bu durum karşısında Mekke halkı İslam ordusuna karşı konulamayacağını anladı. Ebû Süfyân'ın Kâbe'nin avlusunda Mekkelilere kendisinin İslamiyet'i kabul ettiğini ve teslim olmaktan başka çarelerinin kalmadığını söyleyerek Mescid-i Haram'a veya kendi evine sığınmalarını tavsiye etmesi bir bakıma Mekke'nin teslimi anlamına geliyordu.
Resûl-i Ekrem başta Ebû Süfyân olmak üzere Ümmü Hânî, Hakîm bin Hizâm, Ebû Ruveyhâ ve Büdeyl bin Verkâ gibi Mekkelilerin evine sığınanlara himaye hakkı verip bu kişileri onurlandırdı ve gönüllerini İslam'a ısındırmak istedi.
Ebû Süfyân'dan sonra Mekke'ye gelen Hz. Peygamber'in amcası Abbas da Mekkeliler'e aynı şeyleri söyledi; onlar da Mescid-i Harâm'ın içerisine ve evlerine dağıldılar.
Dört koldan aynı anda Mekke'ye girilmesini planlayan Resûl-i Ekrem kumandanlarına mecbur kalmadıkça savaşmamalarını, kaçanları izlememelerini, yaralı ve esirleri öldürmemelerini ve Safâ tepesinde kendisiyle buluşmalarını bildirdikten sonra ilk önce sağ kol birliğinin kumandanlığını yapan Hâlid bin Velîd'in harekete geçmesini emretti.
Mekke müşriklerinin Safvân bin Ümeyye kumandasında İkrime bin Ebû Cehil ve Süheyl bin Amr gibi Mekke eşrafı ile çoğunluğu müttefik kabilelerin kuvvetlerinden oluşan birliğinin yerleştirildiği güneydeki Lît adı verilen yerden şehre giren Hâlid bin Velîd, Handeme dağının eteklerinde bunları kısa sürede bozguna uğratıp şehrin fethi sırasındaki tek mukavemeti kırdı.
Hâlid bin Velîd'in Hazvere çarşısına kadar kovaladığı bu kuvvetlerden canlarını kurtaranlar evlerine kapanarak ya da silâhlarını bırakarak eman aldılar. Çatışmalarda Mekkelilerden 12 veya 28 kişi ölmüş, Müslümanlardan ise iki veya üç kişi şehid olmuştu.
Kumandanlığını Sa'd bin Ubâde'nin yaptığı Ensar birliği Mekke'nin batı tarafından, Zübeyr bin Avvâm'ın kumanda ettiği muhacirlerden oluşan sol kol birliği de kuzeyden şehre girdi. Merkezî birliğin başında bulunan Hz. Peygamber ise Mekke'nin yukarı kısmından kuzeybatıdaki Ezâhir yolunu takip ederek Mekke'ye girip Hacûn'da konakladı ve diğer birliklerle Safâ tepesinde buluştu.
Resûl-i Ekrem'in Mekke'ye hangi tarihte girdiği konusunda farklı rivayetler bulunmakla birlikte fethin 11 Ocak 630'da gerçekleştiği genel olarak kabul edilir.