Osmanlı’nın kaderini değiştiren gizemli rüyalar
Osmanlı İmparatorluğu'nda rüya, bir gece uykusundan çok daha öte. Rüyalar, devletin istikametini tayin eden, seferlerin manevi vizesini veren bir araç. Kuruluşundaki çınar ağacından, Mısır Seferi'nin müjdesine kadar pek çok tarihi dönüm noktası; tabirnamelerin rehberliğinde ve vakıat defterlerinin özelinde şekillendi. İşte, sizler için Osmanlı'nın kaderini değiştiren gizemli rüyaları sizler için araştırdık.
◾ Rüya, insanoğlunun var olduğu günden mevcudiyetini korumakta. Rüya, düş bunlar kişinin "uyku esnasında zihninden geçen görüntü ve hayallerdir" şeklinde tanımlanıyor çoğu yerde.
◾ Atalarımız, rüyaya günümüzdeki durumundan çok daha öte bir mana yüklemişlerdir. Bilhassa Osmanlı Devleti daha ilk yıllarında bile rüyalara çok ayrı bir önem atfettiğini görüyoruz.
◾ Çünkü o zamanlar, rüyaların Allah (CC) tarafından gönderilen bir mesaj olarak kabul görülmüş ve bu alanda zaman içinde tabirnâmeler ve vakıatlar ortaya çıkmıştır.
◾ Osmanlı İmparatorluğunda rüya kişisel bir unsur olmaktan çıkar ve devletin istikametini, bekâsını birebir etkileyen aynı zamanda orduya moral veren siyasi bir araç olarak da görülebilir.
◾ Örneğin Osmanlı Devleti'nin kuruluşu da bir rüya üzerine inşa edilir. Şeyh Edebali'nin göğsünden çıkıp Osman Gazi'nin göğsüne giren ve oradan bir çınar ağacına dönüşen o meşhur rüya, devletin kuruluş müjdesidir.
◾ İşte, Osman Bey'in rüyası, halkın ve askerlerin aralarında "bu devlet ilahi bir irade ile kuruldu" düşüncesini zihinlerde sabitleyerek en kritik dönemler de yine bu düşünce birleştirici güç olmuştur.
◾ 19. yüzyılın ortalarına dek rüyalar, özellikle dini içeriğe sahip olanlar veya kutsal bir mesaj, müjde taşıdığına inanılanlar halk arasında büyük değer görmüştür.
◾ Yine bir örnek verecek olursak; Fatih Sultan Mehmed'in, Uzun Hasan ile savaşmak için sefere çıktığı sıralarda garip bir rüya gördüğü kulaktan kulağa anlatılanlar arasında. Sultan, Uzun Hasan ile bir alanda güreşe tutuşmuş ve onu yeniyordur. Rüyasını alimlere anlattığında alimler bunu, "büyük bir zaferin habercisi" olarak yorumlamışlardır.
◾ Osmanlı'nın kaderini değiştiren gizemli rüyaları elbette tabir eden özel kimseler ve tabir için özel kitaplar mevcuttu. O dönemler rüyaları tabircibaşı ismi verilen sarayın resmi rüya yorumcuları bulunurdu. Bu kimseler padişahın ve hanedan üyelerin rüyalarını tabir ederlerdi. Tabircibaşları, Tabirnâme'de uzmanlaşmış ulema kimselerden olurdu.
◾ Bunun yanı sıra şeyhler, mutasavvıflar, ulema ve müderrislerden de rüya tabiri yapanlar da bulunuyordu. Özellikle padişahlar bağlı oldukları veya derin saygı duydukları şeyhlere rüyalarını mektup yoluyla aktarırlardı.