Sanatçı Şirin Pancaroğlu, Türk arpını dünyaya tanıtıyor
Arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteklediği "Türk Arpı Projesi" kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.

Sanatçı Şirin Pancaroğlu, Türk Arpının dünyada tanıtılmasına ilişkin çalışmalarını sürdüren sanatçı "Ceren Necipoğlu Doğum Günü Özel Konseri ve Türk Arpı atölyesi vermesine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Pancaroğlu, 2008 yılında çeng üzerine çalışmalara başladığını belirterek, "Çeng bizim kültürümüzden kaybolmuş bir müzik aleti. Aslında bizim bu coğrafyanın arpı. Bu tamamen yok olmuş bir çalgı iken üzerine çalışmalar yaptım. Bu vesileyle aslında tabii ki biraz Türk müziğiyle tanışma imkanım oldu. Çünkü 2008 yılına kadar benim Türk müziği konusunda hiç bilgim yoktu. Tamamen Batı geleneği içerisinde eğitim almıştım. Çeng aslında bana bu güzel dünyanın kapılarını da aralamış oldu. Daha sonra Çeng ile icra ettiğim eserleri farklı arplarla yurt dışında, yurt içinde, festivallerde de seslendirmeye başladım." şeklinde konuştu.
Pancaroğlu 2022 yılında 24 kitaptan oluşan bir nota koleksiyonunun İngiltere'de yayınlandığını aktararak, "Bu yayın projesini Kültür Turizm Bakanlığı destekledi. Ardından nota koleksiyonunun üzerine tanıtım aşamaları başladı. Farklı ülkelerde yaşayan Arp sanatçıları, Arp öğrencileri, eğitimciler için nota koleksiyonu Türk müziğinden bir kesit sunuyor. Hepsini çaldığınız zaman yaklaşık olarak Türk müziğinin ne olduğunu anlıyorsunuz. Müziğin estetiğini dayandığı temelleri anlayabiliyorsunuz. Dikkatlice yapılmış bir seçki diyelim. Bütün Türk müziğini anlatmıyor ama oradan o verdiği kesitle sizin bir fikriniz olmuş oluyor. Dolayısıyla nota koleksiyonunun içine ben aslında bugün bestelenmiş ama bizim geleneğimizin makam olsun, usul olsun temel unsurlarını kullanan eserler de dahil ettim." dedi.
Pancaroğlu, 2024'te yaklaşık 12 ülkede 63'e yakın etkinlik gerçekleştirdiğini dile getirerek, "21 ayrı şehirde, 3 ayrı kıtada gerçekleştirdik. Bu paylaşımların sonucunda çok yeni ortaklıklar kurmak mümkün oldu. Benim dışımda da yarışmalarda olsun, konserlerde olsun, öğrenciler olsun, profesyoneller eserleri seslendirmeye başladılar. Bu da benim için çok mutluluk verici bir şey." ifadelerini kullandı.
Projeyle kalıcı ortaklıkların yaygınlaştığına ve bu model başka ülkelerin de ilgisini çektiğine değinen Pancaroğlu, şunları kaydetti:
"Malumunuz çeng aslında Mezopotamya'dan çıkmış. Orta Çağ'da da bizde çalınmış. Kadim bir çalgı ama yolu çok uzun olmuş çengin. İpek yolu üzerinden Çin'e, Japonya'ya kadar ulaşmış bir çalgı ve bu yol üzerinde de bütün kültürlerde çalınmış. Geçtiğimiz ay Çin'de bu konuda çok ciddi bir hareketlenme oldu. Kadim arplar, arp ve arp türevleri çalgılar üzerine bir birlik kurduk. En doğuda Japonya'ya kadar olan bütün Havza'da, Hindistan'dan, Orta Asya'dan da geçerek izler bırakmış bu çalgı ve çalgı benzerlerini koruma altına almak üzere bir birlik bu. Hem tanıtmak hem kaybolmuş çalgıları yeniden yapmak için kuruldu. Dolayısıyla bu ben birliğin başkan yardımcısı olarak seçildim."
Pancaroğlu çalgılar üzerinden dostluklar kurabildiğini ve bu çalgılar üzerinden konuşabildiğinin altını çizerek, "Bu kısmı çok çok heyecan verici. Çin'le kültürel anlamda çok az ortaklığımız var. Ama kendi alanımda bunu gerçekleştirebilmiş olmak ya da buna vesile olmuş olmak beni çok mutlu etti. Orada bir müze de var. Çalışmalar yapacağız orada." diye konuştu.
Yayın projesinin ikinci aşamasında da önemli bir çıktılar olduğuna değinen Pancaroğlu, "O da temel bir makam ve usulü anlatan bir metodun açık kaynak olarak internete yüklenmesiydi. Daha evvelden hazırlanmış olan, çok kapsamlı bir arp dünyası için hazırlanmış bir makam usul kitabı. Şimdi online kaynak olarak tüm dünyadan ulaşılabilir olacak. Diğer nota koleksiyonu da zaten İngiltere'de yayınlandı ve dünyanın en büyük nota dağıtımcısı tarafından her tarafta dağıtılmaya başlandı bu ay itibariyle. Tamamen indirilebilir, ulaşılabilir." şeklinde konuştu.
Projeyle her yere bakanlığın logosunu yansıtabilmekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Kültür elçiliği gibi bir misyonu da böyle birazcık tatmış oldum aslında. İnşallah bundan sonra destekler daha büyük olur. İkinci aşaması şöyle, Ocak sonu bitiyor. Dolayısıyla biz şimdi raporlamalarımıza geçtik. Şimdi de yeni bir, üçüncü aşama için bir başvuru yapacağız." dedi.
Birkaç sene sonra Atatürk Kültür Merkezi'nde sadece bu nota koleksiyonu üzerine dayalı bir yarışma yapabilmeyi hayal ettiğine değinen Pancaroğlu, "Bir uluslararası arp yarışması yapabilmek ve katılımcıların hepsinin sadece bizim müzikleri çalmasını istiyorum. Bunun içinde tabi ki kadim eserler var ama yeni eserler de var. Bugün Türkiye'de yaşayan bestecilerin daha yeni müzik tarzını da ortaya koyduğu eserleri de dahil etmeye gayret ediyorum. Geçmişimizle, bugünümüzle inşallah geleceğimizle de yansıtan bir çalışma olsun ve örnek olsun. Başka çalgılar için örnek olsun. Bunu yaparken hiçbir zaman için hani şuna faydası olsun demedim. Amaç her zaman o kültürel mirasın görünür ve aktarılabilir olması." görüşünü paylaştı.
"Ceren Necipoğlu İstanbul Uluslararası Arp Festivali"nin arp alanına bir soluk getirdiğinin altını çizen sanatçı, şu bilgileri verdi:
"Bir defa Ceren Necipoğlu gibi çok değerli bir eğitimciydi. Festival, kendini eğitimi adamış bir insanı merkezine alıyor. Ondan ilhamla burada bir hareket yaratmaya çalışılıyor. Umarım ilerleyen kuşaklar da meslektaşlar daha iyi ilişkiler içinde olur. Ben çünkü bunun çok eksik olduğunu görüyorum. Meslektaş olmayı da bilmiyoruz maalesef. Böyle biraz bireysel endişeler, kaygılar çok baskın olabiliyor ve insanları küçük küçük odalara hapsedebiliyor. Bir araya geldiğiniz zaman ortaya çıkacak olan sinerji ve ilerleme çok farklı. Bu konser kapsamında Türk Arpı Nota Koleksiyonu'ndan eserler sunma imkanım oldu. Bu da tabii çok şey, benim için çok anlamlı. Ceren Necipoğlu gerçekten benim diğer yarım gibiydi.bunun başka insanlara da, başka müzisyenlere de ilham vermesini diliyorum ben. Dolayısıyla bu festival aslında bir ilham kaynağı olmalı "
Türkiye'de ilk defa Türk arpı atölyesi yaptığına değinen Pancaroğlu, "2008'den beri uğraşıyorum. Kendi eğitimlerimde, ufak tefek öğrencilerimde bir şeyler göstermeye çalışıyorum ama ilgi düşük. Ama ilk defa bir atölye yapabildim mesela. Düşünebiliyor musunuz? 2022'de nota koreksiyonu uluslararası ortamda yayınlandı. Dünyada çalınıyor. Bizde atölyesi ilk defa olabiliyor. Biraz kapalı bir alan. Türkiye'den genç Arp sanatçıları nota koleksiyonuna eserler seslendirdiler. Bu güzel bir şey mesela." dedi.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.