Bizans’tan Cumhuriyet’e İstanbul kışları

Yayınlanma Tarihi: Şubat 23, 2025 10:03 Güncelleme Tarihi: Şubat 23, 2025 10:28

İstanbul zamanında öyle kışlara şahit olmuştur ki İstanbul Boğazı buz tutmuş ve insanlar Eminönü'nden Üsküdar'a yürüyerek gidip gelmiştir. Boğazın buz tutması Bizans döneminde başlayıp Osmanlı İmparatorluğu zamanına kadar uzanmıştır. Hatta öylesine şiddetli kar yağışları yaşanmış ki bundan ötürü kıtlık dahi çıkmıştır. İşte, Erhan Afyoncu'nun sabah.com.tr'de kaleme aldığı "Bizans’tan Cumhuriyet’e İstanbul kışları" yazısı...

Bizans’tan Cumhuriyet’e İstanbul kışları

İstanbul'a biraz kar yağınca hayat duruyor ve ne yapacağımızı bilemez hâle geliyoruz. Ancak bu yaşadığımız da kış filan değil. Eski dönemlerde kar bir yağdı mı pir yağardı.
İstanbul Boğazı'nın donmasıyla ilgili ilk bilgi Bizans İmparatoru Arkadius zamanına aittir. 401'de Boğaz donmuş ve bu 20 gün sürmüştü. Bu hadiseden 238 yıl sonra, 739'da İstanbul Boğazı yine dondu. 763'te İstanbul yine çok şiddetli bir kış yaşamıştı. Patrik Nikepheros yaşadıklarını şöyle anlatır:
"Sonbaharın başlarında görülmemiş soğuklarla kış geldi. Bütün sular dondu. Öyle ki donma sadece tatlı sularda değil tuzlu deniz suyunda da gerçekleşti. Bu durum da şehir halkını korkuttu. Akıl almayacak derecede kar yağdı ki buzun üzeri kalın bir kar tabakasıyla kaplandı. Denizle sahil arasında fark kalmadı. Boğaz'da biriken buzlar Marmara Denizi'ne doğru gitti. Marmara denizlikten çıktı. Büyük buz parçalarından biri İstanbul surlarının dibinde karaya vurdu ve surları öyle sarstı ki şehir halkı büyük bir korkuya kapıldılar."
Bu hadisenin üzerinden çok geçmeden 755'te yaşanan şiddetli kış sırasında Haliç, Karadeniz kıyıları ve Marmara'nın kuzey kesimleri dondu. 928'de kar İstanbul'dan bir türlü gitmedi. Buzların erimesi dört ay sürdü. Bizans döneminde 1011 ve 1232 yıllarında da Boğaz'da yer yer donmalar meydana geldi.

İstanbul'da 1929 kışı.

BİR TÜRLÜ GİTMEDİ
Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Haliç'in ve Boğaz'ın şiddetli kıştan dolayı donduğu olmuştu. 1929 kışı ise Cengiz Kahraman'ın "1929 Kışı, Bir Şehir Efsanesi" isimli kitabında ele alınmıştır. Zeynep Dramalı, "Tarihi Tersten Okumak" isimli kitabında İstanbul'un şiddetli kışlarını şöyle anlatır:
Cumhuriyet döneminde İstanbul'da ilk şiddetli kış 1929'da yaşandı. 1929 kışı gerçekten çok şiddetli olmuş ve İstanbulluları canından bezdirmişti. İstanbullular, 2 Şubat 1929'da ani ve şiddetli bir kar yağışıyla karşı karşıya kaldı.
Tipi yüzünden vapurlar işleyemedi, tramvaylar çalışamadı. Şehrin çevreyle bağlantısı kesildi. Sıcaklık eksi 12 dereceye kadar düştü. Evlerin çatılarında bir metreden fazla buzlar oluştu. İstinye önlerinde Boğaz buz tuttu. Eyüp civarında Haliç dondu. Ayrıca Kâğıthane Deresi, Göksu, Kurbağalıdere ve Terkos Gölü tamamen buz tuttu.
Ara sıra güneş çıkar gibi olduysa da kış bir türlü gitmiyordu. 1 Mart 1929 günü İstanbul Boğazı, Karadeniz'den gelen buzların istilasına uğradı ve Boğaz dondu. Boğaz bir anda buz istilasına uğrayınca vapurlar işleyemedi. Martın ikinci haftasında havalar biraz ısındı ve buzlar da eridi.

1954 kışı.

BUZLAR BOĞAZ'I KAPATTI
1929 kışını aratmayan bir başka kış 1954'te yaşandı. 23 Şubat 1954'te İstanbul'da görülmedik şiddette bir kar fırtınası meydana geldi. Saatte 100 kilometre süratle esen rüzgâr İstanbul'da hayatı felç etti. Vapur seferleri yapılamazken, uçak seferleri iptal edildi. Kara ulaşımı aksadı.
Tuna'dan kopup Karadeniz'e yayılan büyük buz kitleleri Boğaz'ın Karadeniz çıkışını kapattı. Buzlar yüzünden gemilerin İstanbul Boğazı'na geçişleri durdu.

1954 kışı.

25 Şubat'ta ise İstanbul'un tarihi kışlarından birisi meydana geldi. Boğaz baştan sona tamamen dondu. İstanbullular, Boğaz'ın bir sahilinden diğer sahiline yürüyerek geçtiler.
İnsanlar donan Boğaz üzerinde fotoğraf çektirerek tarihe geçtiler. 15 yıl sonra İstanbullular 1969'da şiddetli bir kış daha yaşadı. 1969 kışında Büyükçekmece Gölü, Küçüksu, Kâğıthane dereleri ve Elmalı Barajı tamamen donmuştu.

OSMANLI'DA YOĞUN KARDAN DOLAYI BÜYÜK KITLIK YAŞANDI
Osmanlı döneminde İstanbul'da 17. yüzyılın başlarında şiddetli bir kış geçirildi. 24 Ocak 1621'den 8 Şubat 1621'e kadar hiç durmadan yoğun bir biçimde kar yağdı. Kışın şiddetinden İstanbul Boğazı'nda deniz buz tutmuş, sadece ortasında bir yer akmaya devam etmişti. Ancak 9 Şubat'ta İstanbullular gözlerine inanamadı. İstanbul Boğazı tamamen donmuştu.

II. Osman

FİYATLAR BİRKAÇ MİSLİ ARTTI
İnsanlar Eminönü'nden Üsküdar'a yürüyerek gidip gelebiliyorlardı. Haliç de donduğu için Galata'ya da aynı şekilde yürünerek gidip gelinebiliyordu. İkinci Osman dönemini anlatan tarihçi Tugi, bu hadiseyle ilgili olarak, "1621 senesinde Boğaziçi dondu. Üsküdar ve Beşiktaş arası kara olup, üzerinde adamlar gezip, Üsküdar'dan İstanbul'a yürüyerek gidip gelirlerdi" demişti.
Boğaz'ın donması İstanbul için bir felaketti. Gıda ihtiyacının çoğunu dışarıdan temin eden ve tarihçi Robert Mantran'ın "mide-kent" olarak tarif ettiği İstanbul'a gemi gelemediği için yiyecek fiyatları arttı.

18. yüzyılda İstanbul.

Ekmek ve et fiyatları birkaç misline çıktı. Büyük bir kıtlık yaşandı. Mart ayının başlarında havanın yumuşamasıyla Boğaz'da ulaşım tekrar başlamasaydı şehirde büyük kargaşalar çıkabilirdi. 48 yıl sonra 1669'da İstanbullular şiddetli bir kış daha geçirdiler ve Boğaz'da yer yer donmalar meydana geldi. Üçüncü Osman'ın hükümdarlığı zamanındaki 1755 kışı ise oldukça şiddetliydi ve İkinci Osman döneminde yaşanan kışa benziyordu. 11 Ocak 1755'te Haliç'in tamamı, İstanbul Boğazı'nın da önemli bir bölümü dondu. Halk, Haliç'te Defterdar ile Sütlüce iskeleleri arasında denizi yürüyerek geçmişti.
Bu kış yalnız İstanbul'da değil, bütün Osmanlı ülkesinde oldukça şiddetli geçmişti. Dönemin tarihleri Edirne'de yağan karın 20 karış olduğunu yazarlar.
İstanbul'da denizin donma olayı bir kez de İkinci Mahmud döneminde gerçekleşti. 1823'te İkinci Mahmud'un hükümdarlığında denizin bir kısmı ve musluklardan akan su donmuştu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
>