Kelime-i Şehâdetin Konusu: Mümin Neye Şahitlik Eder?
Kalbiyle kabul ve diliyle ikrar ederek kelime-i şehâdet getiren insan "mümin" sayılır, ebedi hüsrandan necat bularak saadete erişir, bu imanı muhafaza ettiği ölçüde dünya ve ahirette "selamet" kazanır, iki cihanda Tanrı'nın sonsuz nimetlerine mazhar olur. Kelime-i şehâdetin sonuçları hakkında akla gelen ilk cümleler bunlar olabilir. Peki şahitliğe konu olan şey nedir? Başka bir ifadeyle insan neye şahitlik ediyor ki sonucunda böyle nimetlere nail olabiliyor?
Kur'ân-ı Kerîm meallerinde dikkat çeken yanılgılardan biri tam da bu bahisle ilgilidir. Meallerde k-f-r kökü ile bu kökten türetilmiş kelimeleri "Allah'ın varlığını inkar etmek" anlamında çevirmek yaygın bir hata haline gelmiş görünüyor. Bu yaklaşım sadece meallerde değil, buradan hareketle din üzerinde görüş beyan eden insanların konuşmalarında da devam etmektedir. Bunun mukabilinde "iman (emn)" kelimesine ise Allah'a inanmak, daha çok da O'nun varlığını ikrar etmek anlamı veriliyor. Kur'ân-ı Kerîm'de iman ve küfür kelimelerini bu şekilde ele almak bir modern çağ yanılgısı olmalıdır ve sürekli olarak bu yanılgıyı tahkim etmeye devam ediyoruz. Din gözüyle modern dünyadaki en ciddi insanlık sorunu "ateizm" olarak görülür, bu nedenle meallerin çağdaş dünya sorunlarıyla malul olması böyle bir sonuç vermiş olabilir. Fakat bu mazeret, yorumun doğru ve Kur'ân-ı Kerîm'in ruhuyla bağdaşık olduğunu göstermeyecektir.