Eskişehir'in sembolü Atlıhan'ın hikayesi

Yayınlanma Tarihi: Şubat 25, 2025 09:05 Güncelleme Tarihi: Şubat 25, 2025 09:12

Eskişehir'in göz bebeği Odunpazarı'nda bulunan Atlıhan El Sanatları Çarşısı, zamanında bölgenin nabzını tutan bir mekan olmuştur. Konaklamadan, hayvanların barınmasına kadar birden çok özelliği ile tarih sayfalarında yerini almış. Peki, tarihi Atlı Han'ın adı nereden geliyor? Sizler için araştırdık.

🔸 Atlı Han deyince zihninizde ne canlanıyor? Bir zamanlar atların bağlandığı bir yer mi? Ya da daha fazlası mı? Durun hemen anlatıyorum. Atlı Han, 1850'li yıllarda Eskişehir'in büyük toprak sahiplerinden Takattin Bey tarafından inşa ettiriliyor.

🔸 Amaç ise çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelen pazarcıların, seyyahların ve köylülerin konaklaması. Ama bu hanı, diğer hanlardan ayıran bir özelliği var. Adında da anlaşılacağı üzere hayvanlara da konaklama imkânının sunulması elbette.

🔸 Her gün meydanda kurulan Odun Pazarı'na, odun satmak için gelen köylüler, önce Atlı Han'a uğrar; öküz arabalarını ve hayvanlarını buraya bırakır, pazara giderlermiş. Akşam olduğunda buraya döner geceyi geçirirlermiş. Uzun yıllar bu şekilde devam etmiş.

🔸 Kurtuluş Savaşı yıllarında Atlı Han'ın bulunduğu bölge Yunanlılar tarafından işgal edilmiş.Yunanlar; Beyler Sokak ile Tiryaki Hasan Paşa Sokağı'nın kesiştiği yerdeki bir numaralı evi karargah binası olarak kullanmışlar.

🔸 Askerler, her gün Atlı Han'ın karşısındaki meydana gelir, hava kararıncaya kadar kendileri için konulmuş masalarda oturur, Atlı Han'ın çay ocağından gelen çayı içerlermiş.

🔸 Şöyle bir rivayet var ki 19.yüzyılın sonlarına kadar han ın ortasındaki kuyu varlığını korumuş. Yunanlıların, Kurtuluş Savaşı'nda aldıkları ağır yenilgiden sonra bu bölgeden kaçarken altınlarını bu kuyunun içine attıkları söyleniyor.

🔸 Cumhuriyet ilan edildikten sonra ise Eskişehir Garnizon Komutanlığı, burayı o dönem hanın sahibi Çerkez Hüseyin'den atlarını barındırmak maksadıyla kiralamış. Ancak askerlerin yüzlerce atı, her gün Akarbaşı Camii'nin bulunduğu yere sulamaya getirip götürürken oluşturdukları gürültüden halkın rahatsız olması sebebiyle birkaç ay sonra han boşaltılmış. Evet, tarihi kısmı bu şekildeydi.

🔸 Peki, hanın yapısı nasıldı? Öncelikle buranın büyük bir ahşap kapısı bulunuyormuş. Girişte, hanın ortasında geniş bir avlu, ahşap kapının tam karşısındaki bölümde ise hayvanların konulduğu ahır. Hayvanların bakımını yapmak amacıyla ahırın sağ köşesinde bir nalbant dükkânı bulunur, orta kısımdaki kuyu sayesinde hem hayvanların hem de misafirlerin su ihtiyacı karşılanırmış.

🔸 İki kattan oluşan hanın zemin katının sol kısmında yan yana dizilmiş döşeklerden oluşan yatakhane bulunurmuş. Burası bir zamanlar, Hicri Sezen Parkı'na dağlardan getirdikleri odunları satmaya gelen köylülerin konaklaması için hazırlanırmış.

🔸 Hanın ikinci yani üst katı, yan yana ufak kiralık odalardan oluşmaktaymış. Kısacası Atlı Han; dinlenilen, konaklanan, hayvanların barınması, bakımlarının yapılmasından ve çay ocağından ötürü bölgenin merkezi konumunda olmuş. Zaman içinde han, Tavafçı Hanı, Odunpazarı Hanı gibi adlarla da anılmış.

🔸 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra han, eski durumunu kaybeder ve metruk bir hal alır. Birçok bölümü yıkılır, yangınlarda yanar. 2006 yılında "Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi" dahilinde orijinal mimarisi göz önünde bulundurularak Atlı Han adıyla yeniden inşa edilir.

🔸 Şimdilerde Eskişehir'in en önemli simgesi olan lületaşı ve bunun yanında pek çok hediyelik eşyanın satıldığı bir el sanatları çarşısı olmuştur.

Editör/Sunucu: Sümeyye Tektaş

Kurgu: Günışığı Gülhan SALMA

💠💠💠

FİKRİYAT.COM SOSYAL MEDYADA!

Fikriyat'ı aşağıdaki sosyal medya adreslerinden takip edebilirsiniz;

👉 TWITTER

👉 INSTAGRAM

👉 FACEBOOK

👉 YOUTUBE 🔔

👉 Fikriyat.com mobil uygulamasını ise buradan indirebilirsiniz.