İsrail ile temas hattındakiler
Zaman zaman sosyal medya hesabından eski Suriyeli muhalifleri ya da yeni devrimcileri takip etmeye çalışıyorum. Gelişmelerden haberdar olmak için yararlı oluyor. Bunlardan birisi de Deraa'lı Mutii Battin. Devrim sonrası Suriye'de eski dostlarına kavuşmanın sevincini ve heyecanı yaşıyor. Sanki yeniden doğmuş ve dünyaya gelmiş gibi. Battin, Facebook hesabında bir bilgi paylaşmış, doğrusu beni şaşırtmadı. Suriyeli Kürt yönetici ya da Rojava adını verdikleri öz yönetim bölgesi eş başkanı İlham Ahmet: "ABD ve Fransa Suriye'nin kuzey sınırını koruyabilir" demiş. Bu sözlerine daha sonra daha galizini ilave etmiş. Ne dese beğenirsiniz: İsrail gelsin bizi kurtarsın! Bütün dünyanın başına çöken, çöreklenen ABD ve onun beslemesi İsrail mazlumları nasıl kurtarabilir? ABD ile İsrail'in insanları nasıl kurtardığını sabıkalarından biliyoruz. Eğer gerçekten de mazlum olduklarına inanıyorlarsa onların Filistinli mazlumların akıbetlerinden ibret almaları gerekmez mi? Onları birbirinden hangi farklar ayırıyor? Yoksa PKK unsurları patronları gibi zalim olmaya mı hevesleniyorlar? Yoksa öfkelerine yenik düşerek İsrail'i kurtarıcı olarak mı görüyorlar? Belli ki Kur'an-ı Kerim'in heva dediği husus insanları ayartabiliyor ve yanlışa sevk edebiliyor. İnsanın bu vartaya düşmemesi için kinini yutması ve oldukça olgun olması gerekir. Maalesef kimi Kürtler, İsrail'den medet umuyorlar. Bunlar arasında PKK çevreleri de var. Bu bir virüs. Bütün ulusalcı Kürt hareketleri sırasıyla bu yoldan geçiyorlar. İlham Ahmet'in bu yöndeki çağrısını müstehcen bulan Mutii Battin, bütün Suriyelilerin ve özgür insanların bu ve bu gibi çağrıları reddetmesini, iltifat etmemesini istiyor. Yeni Şam yönetimiyle oturup sorunlarını tartışacakları, birlikte bir çözüm bulacakları yerde ya Fransa'dan ya ABD'den ya da İsrail'den medet umuyorlar. Demek ki onlara İsrail Şam'dan daha yakın! Adeta 'vay arkam' diye çığlık atıyorlar. Açıktan İsrail'den medet beklemeleri de gemileri yaktıklarını ve sırlarını ortaya dökmekten çekinmediklerini gösteriyor. İsrail ile gerdeğe girmeye hazırlar.
Bu davranışları ya da çağrıları artık İsrail ve İsrail ile ilişkileri tabu olarak görmediklerini gösteriyor. Eski ifadesiyle gemi azıya almış bulunuyorlar. Maalesef Kürt ulusal hareketi veya Şuubileri, İsrail'den medet umacak kadar pusulayı şaşırmış gözüküyorlar. Bu arada İsrail ile ilişkiler noktasında Mazlum Abdi ile Ümit Özdağ gibi Türk ulusalcıları arasında pek bir farkın olmadığına inanıyorum. PKK'nın selefi Kürt hareketler de aynı yoldan geçmiş bulunuyorlar. Molla Mustafa Barzani, Celal Talabani gibi Kürt ulusal liderleri İsrail ile temas hattında olmuşlar ve onlardan yardım devşirmeye çalışmışlardır. Talabani Molla Mustafa Barzani'yi temsil ederken Paris'te 1963 yılında olmalı Şimon Peres ile bağlantı ve temas kurmuştur. Bu Kürt politikacıların selefleri arasında Kamran Bedirhan da bulunmaktadır. Paris'te Mossad adına çalışmıştır. (Kamiran Emin Ali Bedirhan 1895-1978/Mühendis el Alakat el Kürdiyye-İsrailiyye, S: 17, 18, Fersat Mera) Paris'te bulunduğu yıllarda Mossad ile temasa geçmiş ve Mossad'a hizmet veren ajanlardan birisi olmuştur. Bununla Kürt davasına İsrail'i kazanmak istemiştir. İsrail'in derdi de Arap ve Müslüman çoğunluğa karşı azınlıkları ayartma, yanına çekme politikasıdır. Bir nevi çoğunluğu arkadan hançerlemektir. Dolayısıyla bu hareketlerin kimyası bozuktur. İsrail, bunlara karşı istimale yani ayartma politikası izlemiştir. Bu yoldan Nuseyriler de geçmiştir.
Şimdi kartlar açıktan oynanıyor. Gizlisi saklısı kalmadı.
Molla Mustafa Barzani ilki 1968 yılında, ikincisi de 1973 yılında olmak üzere iki defa İsrail'i ziyaret etmiş ve Mahmut Osman da ona bu ziyaretlerinde eşlik etmiştir. Kamran Bedirhan, İsrail'in kurulmasından sonra 1947 yılında İsrail ile ilişkileri daha iyi koordine etmek için Paris'e intikal etmiştir. Fransa da Kürtlerin ilgisini karşılıksız bırakmamış Kürt Enstitüsü açmıştır. Diyarbakır asıllı Kendal Nezan, bu enstitünün müdürlüğünü yapmıştır. Bay ve bayan Mitterrandlar'ın gözdesi olmuştur.
1940'lı yıllarda PYD modelini veya öz savunma birlikleri modelini yerel Yahudileri korumak için Irak'ın kuzeyinde ilk hayata geçiren İsrailli ajanlar olmuştur. Rojava ismiyle veya öz yönetim teranesiyle bunu Suriye'de kopyalayan da PKK yandaşı kimi Kürtler olmuştur. İlham Ahmet gibi Yahudi öz yönetim modelinden ilham alanlar, şimdi bu 'müktesebatlarının' korunması için İsrail'e sığınıyorlar. İlham Ahmet, ilhamını İsrail'den almaktadır. Mazlum Abdi veya Kobani takma ismiyle ortalıkta dolaşan kişi de Gavur Abdi denmeye layıktır.
Ulusallaşma ya da eski ifadesiyle Şuubiye akımı, İslam'a yabancılaşmadır. Zuhurunda Araplara karşı olarak doğmuştur. Şimdi ise Müslüman çoğunluğu hedef almaktadır. Bu yol, Müslümanlara yabancılaşmaya İsrail ile de kaynaşmaya çıkar. İlham Ahmet'in çağrısında vakıaya yansıdığı veya görüldüğü gibi. (https://www.facebook.com/mutee.albateen)
Mustafa Özcan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.