Arama

Mehmet Akif Ersoy'un gençlik üzerine düşünceleri

Yetişkinlik ve çocukluk arasında geçiş dönemi olan ergenlik, zorlu bir süreci devamında getirir. Hayatın anlamını sorgulamak, yaşamın nasıl devam edeceğini belirlemek için kritik olan bu süreçte tek söz çocuğa ait olsa da yolunu belirlemek için bir öncüye ihtiyaç vardır. Şiirleri ve sanatıyla olduğu kadar hayatı, değerleri ve mücadelesiyle de müstesna bir kişiliğe sahip olan Mehmet Akif, fikir adamı yönüyle bu konuya dikkat çeker. Mehmet Akif Ersoy'un günümüz gençlerinin de yolunu aydınlatacak düşüncelerini sizler için derledik…

Yetişkinler, gence bir hayat boyu taşıyacağı insan karakterini, benimseyip bağlanacağı temel değerleri, inançları ve fikirleri seçerken yol göstermek zorundadır. Yol göstermek adına ev içindeki aile fertlerinden, okuldaki öğretmenlerden veya topluma öncü olmuş doğru kişilerden biri tanıtılabilir. İçlerindeki en etkileyici tanıtım ise gencin seveceği, hayran olacağı, onun gibi olmak isteyeceği sağlam kişiliklerin her türlü mecralarda gence sunmaktan geçiyor.

Türk gençlerinin kişiliklerini oluştururken örnek alabilecekleri insanlardan biri Mehmet Akif Ersoy'dur. Mehmet Âkif'in dünyasının ve kişiliğinin oluşmasını sağlayan en bariz özellik, ailesinden aldığı dini-ahlakî terbiye ve kendisini yetiştirmeye azmetmiş bir dirayetten geçmektedir. Onun dürüstlüğü, samimi vatan sevgisi, gayreti, kuvvetli imanı ile bugün dahi yüce kişiliğini koruyor.

Safahat'ın birinci kitabında Akif'in "İnsan" isimli bir manzumesi bulunur. Akif bu manzumeye Hazreti Ali'nin bir sözünü naklederek başlar:

Haberdâr olmamışsın kendi zâtından da hâlâ sen,
"Muhakkar bir vücûdum!" dersin ey insan, fakat bilsen...

"Ey insan! Sen kendini küçük bir cisim sanıyorsun. Hâlbuki en büyük âlem senin içinde gizlidir." Mehmet Akif bu şiirde insanın kendisini hor ve hakir bir varlık olarak görmesinin doğru olmadığını, çünkü akıl, düşünme, azim ve çalışma sayesinde hakikati bulabileceğini söyler.

İnsan Allah katında meleklerden bile daha yüce bir mevkiye sahiptir ve o, Allah'ın emanetini teklif ettiği varlıktır. İnsana yüklenen emanet, Allah'ın verdiği düşünce, akıl ve irade kuvvetlerine göre Allah'ın halifeliğini yapmaktır. Öyleyse insan, yaratılış gayesini ve sahip olduğu yüksek mevkii düşünmeli ve hayatını kendisine veren akıl, düşünce ve irade kabiliyetini kullanarak düzenlemelidir.

2024 Fikriyat. Tüm hakları saklıdır.
BİZE ULAŞIN