Daima Filistin
Gazze'de ateşkes ilân edilince günlüğüme şu satırları yazmıştım: Gazze'de ateşkes başladı. Zalimin kendisine itibar, sözüne itimat edilmez. Kâfirde hile ve desise bitmez. Tedbirli olmak, temkinli davranmak şarttır.
Siyonistler, ateşkesi 350 kez ihlal edip yüz Filistinli kardeşimizi şehit etmişler. Cumartesi günü (22 Şubat) itibariyle durum buydu. Garip olan ise ateşkesi ihlal edenin etmeyeni ihlalle suçlamasıydı.
Gördük, görüyoruz: Siyonistlerin elinden kurtarılan Filistinli rehinelerin kimi yürüyemiyor kimi akli dengesini kaybetmiş. Hepsi ağır işkence görmüş, aç bırakılmış. Müslümanların teslim ettiği esirlerin ise tamamı iyi görünüyor. Sadece bu fark bile kimin barbar kimin medeni olduğunu göstermeye yetiyor.
Hava savunma sistemleri olmayan dar bir toprak parçasını, en ölümcül silahlarla yukardan bombaladılar. On beş ay boyunca tonlarca bombayı çocukların, kadınların ve masumların üstüne boca ettiler. Hiç düşünmeden. Zerre tereddüt etmeden. Utanmadan.
Havadan, karadan ve denizden kuşatmak suretiyle iki milyon mümini yokluğa mahkûm etmek istediler.
İşte: Allah'a teslimiyet göstereni dünyaya ait hiçbir güç teslim alamıyor. İnanmak, sabrı ve dirayeti beraberinde getiriyor. İman etmiş insanlar için yokluk dahi bir imkâna dönüşebiliyor.
Gazze ile ilgili şeytani planların konuşulduğu günlerdeyiz. Amerika süper güç değil, süper zalimdir. Gücünü kötülüğün emrine vermiş, hizmetine sunmuştur.
Siyonistler, bir asırdan fazla zamandır aynı cinnet halinin içindedir: Kadim bir milletin yurduna ve hayatına musallat olmak, işgal, ilhak, yayılma, terör, yıldırma, sindirme, soykırım, tehcir. Sözde hükümetleri ve siyasi figürleri değişir, fakat karanlık politikaları asla değişmez. Yalanları bitmez. Peki, ne vakte kadar? Karşılarına teknik manada denk bir kuvvet çıkınca, inşallah bu kötülük sükût edecektir. Ülkemizin iktisadi kalkınması, savunma sanayinin büyümesi ve millî birlik bu yüzden önemlidir.
Filistin davası ve Kudüs-ü Şerif'in zalimlerin tasallutundan kurtarılması bizim için uzun soluklu bir mücadeledir.
Kırklar dergisi günlerimizde, Filistin coğrafyasındaki mezalimi kapağa taşımıştık. (Sayı 19, Mayıs 2002) Yirmi dört yıl sonra bu kez Muhit dergisini yayına hazırlıyor ve yine Filistin dosyaları yapıyoruz. Yorulmak, pes etmek, ümitsizliğe kapılmak yok. Buna hakkımız da yok.
İbrahim Tenekeci
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.