Mustafa Özcan
18.02.2025
Mustafa Özcan
Napolyon yerine Selahaddin
Tüm Yazıları

Napolyon yerine Selahaddin

Napolyon ile Selahaddin Eyyubi'nin karşılaştırılması, iki zıt modelin eşleştirilmesi veya kıyaslaması anlamını taşır.

Fransız Devrimi, kopuşundan veya Napolyon da, zuhurundan sonraki iki yüzyılı etkilemiştir. Burjuvazi devrimi sayılsa ve işçi devriminin zıddı görülse de sonuç itibarıyla Bolşevik Devrimi varlığını Fransız Devrimi'ne borçludur. Tezat görünse de bu tespit yerindedir. Napolyon sonraki nesiller için ilham kaynağı olmuştur. Batı'da ve bilhassa Fransa'da Napolyon sendromu yaşanmış, Napolyon hastalığı türemiştir. Kimi aklı evveller ya da kaçıklar kendilerini Napolyon zannetmektedir. Kendilerini onun yerine koymaktadır. Biz de mehdilik hastalığı veya iddiası gibi Fransa gibi ülkelerde de Napolyon hastalığı türemiştir. Batı'da kimi devlet adamları da kendilerini ya Napolyon ya da Churchill ya da de Gaulle yerine koyarlar. Böylece küllerinden yeniden doğacaklarına inanırlar. George Walker Bush kendisini Osmanlı sonrası Orta Doğu'yu şekillendiren ve Kahire'de haritalar düzenleyen Churchill'e benzetmiştir. Silik birisi olsaydı muhtemelen kimse Napolyon ya da benzerlerine özenmezdi. Tehlikeli de olmazlardı. Bu nedenle başarısızlık paylaşılan bir şey değildir. Bunun için darb-ı mesel olarak 'kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almazdı' denilmiştir.

Napolyon adındaki bu cihangir şarkı ve garbı karıştırmıştır. Hem Akka hem de Moskova önlerinde tutunamamış ve İngilizler karşısında Waterloo Savaşı'nı da kaybetmiştir. George Walker Bush ile birlikte Churchill yeniden hortlamış ve gündeme gelmiştir. Azamet hastalığına tutulmuş megaloman Trump ile birlikte de Napolyon yeniden gündem olmuştur. Ülkesindeki yasaları çiğnediği ve ihlal ettiği varsayımı veya suçlamasına muhatap olarak kendisini savunmak için Napolyon'a göndermede bulunmuştur. Dilinin altındaki baklayı çıkarmıştır. Yasa üstü olduğunu ima etmiştir. 'Ülkesini kurtaran adam yargılanamaz ve yasa üstüdür' demiştir. Belli ki temelsiz olsa da kendisini Napolyon zannetmektedir. Züğürt ve avare birisi olsaydı ve bu sözleri Paris sokaklarında yankılansaydı muhtemelen akıl hastanesine kapatılırdı. O ise Beyaz Saray'da Napolyon'u taklit ediyor. O da bir bunak olarak moron olarak nitelendirilen Bush'u örnek almıştır.

Napolyon'dan sonra de Gaulle efsane olmuştur. Hem Kenan Evren hem de Saddam Hüseyin de Gaulle'e atıfta bulunmuş ve küllerinden doğabileceklerini ima etmişler ve varsaymışlardır. Demirel de "60 yaşından sonra hizmet olmaz diyorsanız Churchill olmazdı" demiştir. Demirel, Churchill'in 1951'de yeniden İngiltere başbakanı olduğunu ve 81-82 yaşına kadar başbakanlık yaptığını hatırlatmıştır. Demirel benzeri süreçten geçen İsmet İnönü'ye de gönderme yapabilirdi. Lakin bildik nedenlerle ya da sönük bir figür olmadığı için Churchill'e özenmiş ve gönderme yapmıştır.

De Gaulle ya da Napolyon hayranları kendilerini kurtarıcı sanıyorlar. Sarkozy, Macron gibi bodur tipler kendilerini dev aynasında Napolyon olarak görmektedirler. Mustafa Kemal için de bazı çevrelerde benzeri bir algı oluşmuştur. Said Nursi'nin bu meyanda Mustafa Kemal'e yazdığı mektubun deşifresi Arap Baharı sürecine denk gelmiştir. Said Nursi, 23 Kasım 1922 tarihini taşıyan mektubunda bazı tavsiyelerde bulunmaktadır.

Mektubunda, Mustafa Kemal'e Napolyon'u değil, Selahaddin-i Eyyubi'yi model almasını önermektedir. Batı cihangirlerini değil Selahaddin gibi İslam kahramanlarını örnek alması gerektiğini savunmuştur. Said Nursi'nin M. Kemal'e yazdığı mektup 2011 yılında bir kez daha Hürriyet gazetesi aracılığıyla gündeme gelmiştir (https://www.haksozhaber.net/said-nursinin-m-kemale-yazdigi-mektup-18756h.htm). Mektupta bu tavsiyenin haricinde saygılı ifadeler kullanılmıştır. Beklentiler dile getirilmiştir.

Napolyon birçoklarının hayallerini süslese de herhalde Trump ile eşitlenemez.

Trump şark hamlesiyle birlikte bilmeden Cezzar Ahmet Paşa'nın ya da Selahaddin'in yolunu açabilir ya da ruhunu diriltebilir. Planları tersiyle sonuç verebilir.

Mustafa Özcan

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

YAZAR ARŞİVİ

Mustafa Özcan

Mustafa Özcan Diğer Yazıları